ÇARIKSARAYLAR KASABASI
ANASAYFA RESİMLER VİDEOLAR SATILIK İLANLAR HABER ARŞİVİ BELEDİYE OKULUMUZ İLETİŞİM

FACEBOOK SAYFAMIZ

www.meydanhirdavat.com

UZAYDAN GÖRÜNÜM

Nasıl anlatayım  kasabamı

Nasıl anlatayım kasabamı

Tarih 13 Ocak 2014, 13:25 Editör

Bilmem nasıl anlatayım nasıl yazayım kasabamı.

Bilmem nasıl anlatayım nasıl yazayım kasabamı. Bunları yapmak da benim ne haddime, bana mı kalmış .Onlarca eğitimcilerimiz hocalarımız varken,ne yapalım onlar yazmayınca acizane birde duygularımızı  böyle olur olmaz ben yazayım dedim geçen yazan arkadaşın yazısındanda etkilendim açıkçası insan yaşlanında bu tür yazılar insana birazcık dokunuyor, duygusallaştırıyor açıkçası.

Acısı tatlısı ,gülü dikeni,çiçeği böceği,kurdu kuşu ,yazı kışı güzeldir benim kasabamın. Çocukluk yılarında düşmüşüz çoğumuz gurbete,el diyarlarına ,yokluk fakirlik atmış bir çoğumuzu belki de, memleketimin bir ucundan bir ucuna. Daha yetmemiş gibi kimi insanımızı da yabancı ülkelere savurmuş kuruyan bir yaprak gibi  kasabamın rüzgarları, ama olsun sonuç ta nerede olursak olalım bizler Çarıksaraylı  değilmiyiz.  Dönmeyecekmiyiz kasabamıza ya ölümüz ya dirimiz öyle yada böyle.

          

         Gurbetin verdiği hasret, ananın bebeğine duyduğu özlemi, toprağın suya çektiği hasreti, mecnunun Leyla ya olan sevdası gibi bir çoğumuz kasaba sevdası kasaba hasreti çekiyoruz.Şartlar bir türlü kasabayı bırakmıyor bizi geçen bir arkadaşın burada yazdığı gibi. Çocukluğunun geçtiği mahalleyi köyü düşün hayal et bir kere, oynadığın oyunları ,okul yıllarını anımsa bir kere, köy büyüklerinden yaşlılardan saygından ötürü korktuğun kaçtığın günleri hatırla….. Ama şimdi öyle değil ,ne o oyunlar kaldı ne o  yankılanan türküler,ne o kaçak çocuklar,hepsi bitti bir şeyler aldı götürdü. Sensizlik ve sessizlik hakim olmuş kasabama. Oyunlarımızı , kültürümüzü bilgisayarlar televizyonlar almış, çocuklarımızı dersen iyi bir gelecek umudu ile şehirler aldı götürdü. Bizden büyükler anlatırdı bende hayal meyal hatırlıyorum kasabada eskiden kahvelerin yerine odalar vardı  odada küçükler baş köşeye oturmak şöyle dursun kapı arkasına diz çöküp saatlerce oturulurdu saygı sevgi vardı. Şimdi gençlere böyle bir şey anlatınca gülüp öğle saygı mı olur diyorlar. Bilmem artık yorum sizlerin. Büyükleri görünce sokak değiştiren gençlik şimdilerde el de sigara amcadan dededen ateş isteyebiliyor. En güzel bir şekilde okusun meslek sahibi olsun adam gibi adam yetiştirmek için köyde iki ineği, üç beş tavuğu satıp kapılara kilit vurup gelmedik mi bu şehre  . Geldiğimiz gün kınadığımız şehir hayatının farklı kültürlerini şimdi biz fazlası ile yapmıyormuyuz .

               Öyle alıştık şaşaalı caddelerine ,geceleri yanıp sönen ışıklarına  bu şehrin  adeta gökteki yıldızları da , köyümüzü, evimizi, yolumuzu, benliğimizi unuttuk, yada unutturdular.Hani ilk gittiğimizde komşunun düğününe sünnetine özel günlerde hele hele o köy bayramlarını hiç atlatmadan köyümüzde geçirirdik. Ama daha sonra bu düğüne bu bayrama gitmeyelim deyip kaldık şehrin beton yığınları arasında, kapıları açılmayan bayram ziyaretinin ne olduğunu bilmeyen bu şehrin kapıları arkasında ve akşamlar olsun diye bekleyip durduk . İki yıl üç yıl derken tamamen unuttuk kasabayı köyü,  bayramlarını komşu düğünlerini cenaze merasimlerini öyle değil mi.Unuttuk ama bir çok sebep sayar gönüllerini alırız. İşte çocukların okulu, ekonomik kriz şehrin yoğunluğu  diye sıralar gideriz. Sebep aradıktan sonra onlarca sayarız.       

          Kasabamız  o, baharda yazda kışta gelir diye hep bizi bekliyor. Çiçeklerini kuşlarını bağrına almış sessiz sessiz bizleri bekler olmuş uzaklardaki kasabam. Kırlarındaki çiçekleri böcekleri yemyeşil ovası bayırı çayırı dağı sessiz kalmış kendine kapanmış halde bizi bekler olmuş Sokakları bomboş kalmış geceleri ıssız olmuş evlerinin bacalarından dumanlar tütmez olmuş bir garipsemiş uzaklardaki kasabam. Yolları yapılmış gelip geçen yok, kilometrelerce uzak dağlardan suyunu almış içenler yok kimsesiz yorgun düşmüş uzaktaki kasabam.

              Yaş 60 olmuş yani Biz gelmesek te gitmesekte o uzaktaki kasabam bir ananın yavrusunu bağrına bastığı gibi  bir gün bizi oda bağrına alacak. Sen yıllardır yoktun şimdi niye geldin demeyecek diyemeyecek Mahallemin Mezarlığında  bağrına basacak belkide çoğumuzun Çarıksarayda sadece selası verilecek.

Bu sovuk ve karlı kış gününde kasabama ve sevdiklerime kucak dolusu sıcacık selamlar.


Ahmet Günay

Bu haber 857 defa okunmustur.

Facebook'ta paylas

KÖŞE YAZILARI

İşte Gerçek Öğretmen Sevim Örnek

İşte Gerçek Öğretmen Sevim Örnek İşte Gerçek Öğretmen Sevim Örnek

Bu seçimde AK Partiye bir ders verelim

Bu seçimde AK Partiye bir ders verelim Bu seçimde AK Partiye bir ders verelim

ÇARIKSARAYLAR IN GÜNLÜK İNTERNET GAZETESİ